Altın ve Endüstriyel Metaller: Bir Resesyon Sinyali mi?
Altın ve endüstriyel metaller arasındaki fark 2025'te çarpıcı seviyelere ulaştı; altın yılbaşından bu yana %40'tan fazla yükselirken, bakır, alüminyum ve çinko yaklaşık %10 düşüş kaydetti. Bu ayrışma, geçmiş ekonomik durgunluklar öncesinde görülen kalıpları yansıtarak yatırımcılar arasında alarmlara neden oldu.
Altının teknik direncin üzerine çıkması—200 günlük hareketli ortalamasının üzerinde istikrarlı bir şekilde işlem görmesi—2018 ve 2020 başlarında gözlemlenen resesyon öncesi davranışı hatırlatıyor. Öte yandan, endüstriyel metaller zayıf Çin talebi ve küresel altyapı harcamalarındaki yavaşlama nedeniyle gerilerken, bakırın mücadeleleri özellikle dikkat çekiyor; geleneksel olarak ekonomik bir gösterge olarak kabul ediliyor.
Merkez bankalarının talepleri altın için önemli bir itici güç olmaya devam ediyor; bu yıl küresel çapta 1.000 tondan fazla altın satın alındı. Dedolarizasyon eğilimleri ve jeopolitik korunma ihtiyacı bu talebi desteklerken, gelişmiş ve gelişmekte olan piyasalardaki inatçı enflasyon da sert varlıklara olan ilgiyi artırıyor. Ayrıca, zayıflayan ABD doları da yukarı yönlü baskı oluşturuyor.